Menu Content/Inhalt
Anasayfa arrow Avcılık Spor mu ?
Avcılık Spor mu ? PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Yazar Administrator   
Çarşamba, 14 Şubat 2007
   

ALABALIK !  DERELERDE, GÖLLER DEYSEM  AVLANMAK İÇİN DEĞİL....... 

 Doğanın yok oluşu kader değildir. Önce saygı.... İnsana ve Diğer canlılara.  

SİPİRYA KAPLANI
(İnsanların bitmez tükenmez hırsından, soyu tükenmekte.)

Spor bedeni ve ruhu terbiye eden, belirli kuralları içinde centilmence yapılan bir mücadele ise, bir çok avcı bu tarife uymuyor.
         Trafik işaretlerini kurşunlarla delik deşik eden,  leylek, kuğu hatta karga gibi av değeri olmayan hayvanları vuran , ağ gererek bıldırcın avlayan, suya elektirik vererek, dinamit atarak balık avlayanlara sporcu diyebilirmiyiz. 
 

 

Yavruların büyüme zamanında, yada kurak geçen bir av sezonunda, geceleri araba  ışığıyla tavşan vurup yok olma tehlikesindeki  kınalı keklik, sülün gibi savunmasız kuşları   avlayanları.
Bir zamanlar anadoluda yaşayan Vaşak, Anadolu Parsı gibi olağanüstü  hayvanları yokedenleri 
Hele birde özel çiftliklerde beslenip büyütüldükten sonra, çalılığın diğer tarafında elinde tüfeklerle bekleyen avcıların önüne salıverilen kuşları avlamayı,sporcu kelimesi ile bağdaştıramıyorum.

         
(Kalkan balığını Kıyılarımızda bitirip, canı pahasına Bulgaristan, Ukrayna, Rusya kıyılarında avlanan profesyonel balıkçılarımız, Maalesef Millet olarak  avcılık etiğinden ne kadar uzakta olduğumuzun bir kanıtıdır ) Varken yakala seneye Allah kerim! 
 

 Hayvanların üreme, yumurtlama  zamanında tuzaklar,zehirli yemler, sudan hiç çıkmayan kilometrelerce ağlar, tüfekler, zıpkınlar bunlar çok üzücü. 
        

        Bu satırları okuyan avcı arkadaşlar , biliyorum çoğunuz bunları yapmıyorsunuz. Ancak bunlarda maalesef avcılık adına yapılıyor, biz yapmasakda başkaları yapıyor. 
 

Çevremdeki arkadaşlarımın çoğu kara avcısıdır, ancak ben elime hiç tüfek almadım, bundan sonrada almayacağım, çünkü çok kapsamlı otomatik silahlarla zaten çok az olan, birde bilinçsiz avcılar yüzünden neredeyse bitme noktasına gelip,  yaşama şansı hiç  kalmayan bu hayvanların yok oluşunda payım olsun istemiyorum.

 

        

      
 

 

Doğal hayatın yok oluşunu sadece hava kirliğine, kimyasal gübrelere bağlayarak kendimizi rahatlatamayız. Canlıların bir bütün olarak uyum içinde yaşayacakları "Doğal Denge" nin yaratılışı, kusursuz mükemmeliyeti göstermektedir. Bu doğal denge içinde tüm canlılar birbirine bağımlıdır. Bir canlı türünün yok olması halinde diğer canlıların geleceği tehtit edilmektedir. Ekolojik sistemin bir parçası olan insan yaşamayı sürdürebilmesi için tüm canlılara yaşam hakkı tanımalıdır.

        

    Yeşil bir dal üzerinde öten kuşu, çiçek dalına konan güzel bir kelebeği görmek, pırıl, pırıl buz gibi kaynak suyundan içmek istiyorsak doğaya çıkalım, ancak yok etmeyelim.

      Kara avcısı arkadaş; bana kızma, biliyorum içindeki doğa aşkını.
Eğer açık havada sağlıklı bir yürüyüş yapmak istiyorsan en mükemmeli derede 
alabalık avı dır. 
Yakalayamasanda önemli değil. Mühim olan 
SPOR YAPMAK,DOĞAYLA BAŞBAŞA KALMAK değilmi.
Nisan 1999
Orhan YILMAZ

 


  1

  1
Son Güncelleme ( Salı, 21 Ağustos 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >