- Makina,Kamış,Misina,İğne,Fırdöndü,Mantar,İskandil(kurşun)-Kıstırma,Kepçe,Livar
- Balık bulucular (fishfinder) bilginiz olsun diye sayfaya konmuştur.
Olta makinaları genel olarak ikiye ayrılır: a) Hareketli makinalar ( tatlısu avında kullanılır) b) Sabit makinalar ( Deniz avında kullanılır-tatlısu avcılığında seğirtme yaparken'de kullanılır) SHIMANO STELLA serisiHareketli makinalar: Hafif ve küçüktürler. Debriyaj sistemleri vardır. (balığın vuruş gücüne göre misinayı makaradan boşaltıp misinanın kopmaması ve dişlilerin zorlanmasını önleyen yada misinadaki gerilimi düşüren sistem diyebiliriz) Sarma işlemi makaranın ileri geri hareketiyle olur. Boşluk ayarı, büyük balık avlama ihtimali düşünülerek önceden yapılmalıdır. Misina makaraya sarılırken üstten 1-2 mm kalıncaya kadar doldurulmalıdır. Yarıya kadar sarılmış makara, yemi fırlatma esnasında dezavantaj olur. Üst seviyeye kadar misina sarılan makaralarda dikkat edilmesi gereken husus makina çevrilirken boşluk verilmeden gergin şekilde sarma yapılmalıdır, eğer bunlara dikkat edilmezse ikinci kez atarken misina makinadan rulo halinde boşalabilir. ( yem istenilen yere atıldığında fazla boşluk verilmeden sarma işleminin gergin şekilde hemen başlaması gerekir) Makinayı kaliteli yapan bilye sayısıdır: Bilye sayısı 3 ten başlayıp 10-12 e kadar olan makinalar vardır. Üstteki şekildede görüldüğü gibi bilyeler makinanın dönen aksamının aşınmaması için kullanılır. Bilye sayısı arttıkça makinada ses azalıp, yumuşaklık artar. Dolayısıyla makinanın ömrü daha uzun olur. İdeal bir makinada, kol üzerinde 1, kol gövde bağlantısında sağlı sollu 2, ana gövdenin içinden makaraya kadar olan saft (mil) üzerinde 4 ve misina sarma mandalı üzerinde misinanın aşınmaması için karşılıklı 2 olmak üzere toplam 9 adet bulunur. Bizim av bayilerinde çoğunlukla makinalar 3 bilyelidir. Bunlar, çevirme kolunu, gövdenin içindeki dişliyi rahat dönmesini sağlayan sağlı sollu 2 adet ve dişlinin dönmeye başlaması ile misina saran makaranın dönmesinin sağlayan ana milin üzerinde 1 adet dir. Ve işe yararlar. 3 Bilyelilerde yoktur, ancak misina sarma mandalı üzerinde bilye olması misinanın yıpranmasını azaltır. Bilyenin faydası nedir ?
Aslında ilk olta makinam D-A-M QUİCK SPRINT 45 bozuluncaya kadar bilyelerin gerçek anlamda işe yarayıp yaramadığını bilmiyordum. Bir gün olta makinası eskisi gibi dönmeyip, misinayı düzgün sarmamaya başlayınca anladım bilyenin önemini. Makinamda misina sarılan makara sağa sola yalpa yapmaya başlayıp, çevirme koluda rahat dönmeyip dişliden ses çıkmaya başlayınca makinayı söktüm. Çevirme kolu sapı, kolun ana gövdeye girdiği yatak aşınmış bu aşınmadan dolayı, büyük dişliyi çeviren mil sağa sola yalpa yapıyor, buda büyük dişlinin düzgün dönmesini engelliyordu. Düzgün dönmeyen bu dişlide makarayı çevirmeye yarayan küçük dişliyle birebir denk gelmiyor, dişlilerin birbirini sürtünmesinden dolayı makinadan sesler çıkıyordu ve kol zor çevriliyordu. Aslında bütün bunlara sebeb, yakaladığım büyük balıklar :) ve yemi ağaçlara takıp makinayı zorlamamdı. ( e..... bir zamanlar 60 - 70 cm lik Turnaları yakalamak, bizim için normaldi) Makinanın çekemeyeceği ağırlıktaki balık yada ağaçlar, kolu kolay çevirmemize engel olur, birde büyük balık yakaladığımızda acemilikten, heyecandan drag ( bosluk) ayarını vermeyince kolu düzgün çeviremeyip bu aşınmalara sebeb olduk. Eğer o D-A-M marka makinam bilyeli olsa o aşınmaları yaşamaz makinayı eski kutusuna atmazdım.
| | Sabit makinalar : Daha çok gemilerle açık deniz avcılığında kullanılır. At-çek için uygun değildir. Seğirtme yapmak için kullanılır. ( isterseniz tatlısu avcılığındada seğirtme amaçlı kullanabilirsiniz) Bu makinaların en büyük özellikleri, basit debriyej sistemleri sayesinde büyük balık çekişlerine karşı misinayı boşaltabilmesi ve sarma işleminin kolay olmasıdır ( büyük balık yakaladığınızda, makina fazla zorlamaz). Sarma işlemi sağa-sola hareketlerle olur. (Sitemin ağırlıklı konusu tatlısu avcılığı olmasından dolayı, bu makinalar hakkında şimdilik bu kadar) | Aldığım makinayı her türlü balık avında kullanabilirmiyim? Makinasının uzun ömürlü olmasını isteyen avcı; Alabalık, Turna, Sazan ve Denizde kullanmak için ayrı ayrı makinalar edinir. Alabalık avında kullanacağınız misina 0.15 - 0.20 hadi 0.25 geçmezken Turna için misinna kalınlığı 0.30 dan baslayip 0.35 - 0.40 olur . Sazan için 0.50 - 0.60'ı bile geçtiği olur. Alabalık için aldığınız (Küçük kafalı hafif) makinaya, Turna avında kullanmak için 0.30 - 0.35 lik misinadan 100 mt değilde 50 yada 60 mt misina sarabilirsiniz. Ancak ağır yemin sağa sola takılıp otlar la gelmesi yada şansınıza cıkacak 60-70 cm lik Turnalar makinanın dişlilerinin yıpranmasına neden olacaktır. Turna için ideal bir makinaya saracağınız 0.25 lik Alabalık misinası sarma kafasını doldurmaz. ( Tam doldurulmamış kafalar yemi atarken surtunmeden dolayı yemin uzağa gitmesini engeller) Tamam sizde 100 mt yerine 120 mt 0.25 lik misina sararsınız ancak kafanın alt kısmında sarılı olan misina kullanılmaya, kullanılmaya buzuşur kullanmak istediğinizde de, gam yapıp makinadan duzgun çıkmaz. Sonra derede o taştan, o taşa atlarken elinizde ki ağır makina dengenizi bozar. Alabalık için değilde sazan avında kullanabileceğinizi dusundunuz, eh belki olabilir ancak adı üstünde sazan neyin ne olacağı belli olmaz şansa çıkacak 8-10 kg lık aynalı makinanızın dişlilerini yorup yıpratabilir. Tabi akıl edip boyle bir balığı makinayla değilde elinizle çekerseniz makinaya hiç bir şey olmaz....Eliniz ne olur bilemem. Deniz işi tamamen farklı; Olta makinalarının en büyük düşmanı tuzlusu ve kumdur. Eğer sizde benim gibi sadece yaz tatillerinde denizde avlanıyorsanız tatlısu için aldığınız makinaları denizsuyu ve kumuyla mahvetmeyin. 0,35 lik misina sarabileceğiniz 3 bilyeli bir makina alıp Denizde kullanın. Kullandıktan sonra da mutlaka tatlısu ile yıkayıp güneşte kurumasını bekleyin, sonrada dişlileri bir güzel yağlayın. Yeni başlayanlar için verilebileceğim cevap, eh.. işte kullanırsınız ancak yinede yukarıda söylediklerini göz ardı etmeyin. Ama siz siz olun Denizde pek kullanmayin
| | İğne yada yemi belli mesafelere atmaya yarayan, balık yakalandığında esneyerek misinanın kopmasını engelleyen araçtır. Bambudan, fiberglas, polyester gibi sentetik malzemelerden yapılır. Balığın ağırlığına, gücüne göre onlarca çeşitte kamış vardır. |
Kamış, makina kadar önemlidir. Üç değişik yapı teşkil eder; a) Tek parça kamış: Genellikle açık denizlerde kılıç balığı, köpek balığı gibi büyük avlarda kullanılır. tek parça olmalarının avantajı eklem yerlerinin olmamasından dolayı esneme paylarının çok olmasıdır. Sağlam, ancak ağırdır. b) İki yada üç parça kamış: Avlanılacak bölgeye göre çeşitli boylarda olması ve taşıma rahatlığından dolayı en çok tercih edilen kamışlardır. İki parçalılar (1.60 mt - 2.20 mt) daha çok göl ve akarsularda kullanılır. Boyları 2.5 mt. den 6-7 mt. kadar uzayanlar 3 parça olarak fly'la alabalık avcılığında kullanılır,4-5 parçaya kadar olanları vardır çok esnektir. Hafifdirler taşırken dikkatli olmak gerekir, uç parça kırılabilir. c) Teleskopik kamış: İç içe girerek küçülen, açıldığında uzayan kamışlardır. Boyları 2 mt den 8 mt ye kadar olanları vardır. Mantarlı tek iğneli olta ile göl, akarsu ve sahilde kullanım kolaylığı vardır. Bunların misina geçen halkası olmayanlarıyla kayalık önünden ileriye doğru uzatarak avlanmak mümkün olur. İki parçalılara göre esneklik biraz daha azdır. Taşımasının kolay olmasından dolayı çok tercih edilirler. Kamışlarda esneklik ( aksiyon): Kamışlarda en önemli unsur esneme, yani aksiyondur. Eğer kamış makinanın takılı olduğu sap kısmından itibaren artan bir şekilde eğiliyorsa buna A tipi aksiyon. Kamış yarısından itibaren eğiliyorsa buna B tipi aksiyon , şayet uç taraftaki 1/4 lük kısım eğiliyorsa buna C tipi aksiyon denir.D tipi aksiyon kamışlarda vardır bunların boyu kısa olup kamışın en son bölümü eğilir. İyi kamışlarda bu aksiyon oranları kamışın üzerinde yazar. Oltaya takılan 6-7 kg balığı ( nerede o şans demeyin, olur ya birgün karşınıza çıkar) kaldırarak kenara almak mümkün değildir. Böyle bir durumda yapılması gereken balığı yorup bir mt. kadar yakınınıza getirmek ve kepçeye almaktır. Ağır balık sudan kaldırılarak alınmaya çalışılırsa misinanın kopma yada kamışın kırılma tehlikesi vardır. Böyle avlarda A tipi bir kamış kullanmak gerekir. Balık ağırlığının az olduğu sularda B tipi, daha küçük balıklar için C ve D tipi kamış kullanmak gerekir. Yeminizin ve tuttuğunuz balığın ağırlığı azaldıkca A tipi kamış tercih edilmez. B ve C tipi kamışlar yemi uzağa atmak için daha uygundur. Sonuç olarak büyük balık için (3 kg-20 kg) A tipi, Orta ağırlıklar için (500 gr.-3 kg.) B tipi, ağırlığı az olanlar için (250 gr.-300 gr) C tipi kamış tercih edilmelidir. Dar alanlarda ve bottan avlanırken, küçük balıklar için D tipi kamış idealdir. İdeal fırlatma için ideal aksiyon B ve tercihen C tip olmalıdır. Kamışlarda Halka sayısının önemi nedir: Esneme payının yanında kamış üzerindeki halkalarında yemi ileri atmada payı yüksektir. Bu halkaların gereğinden küçük, sayıca fazla ve ilk halkanın makinaya yakınlığı, fırlatılan yemi durdurucu yönde etki eder. Halkaların çapları ilk halkadan uctaki son halkaya doğru giderek küçülmeli ve uçta bitmelidir. Halka sayısı az. ( 1.80 lik bir kamışta en fazla 5 adet halka olmalı ) Makinaya yakın olan ilk halka, makinaya uzak olmalı, makina makarasından çok büyük yada çok küçük olmamalı, çapına yakın olmalıdır. Makinaya yakın küçük halka, hem misinayı sararken misinanın sürekli halka yüzeyine çarparak sürtünmelerine neden olur hemde yemi uzağa atmamızı zorlaştırır. Çok büyük halka misinanın makaraya düzgün sarılmasına engel olur, makarada boşluklar oluşur, sık sarılmaz buda misinanın ikinci kez atılırken boşalmasına neden olur. İyi bir kamışın üzerinde atılabailecek max. ağırlık yazar. Eğer bu max. ağırlığı geçen yemlerle avlanırsanız kamış kırılma tehlikesi her zaman vardır. ( hala yanarım kurşunlu,küspe fırlatıp kırdığım DAM kamışa) Aldığım kamışı her türlü balık avında kullanabilirmiyim? Makina için eh.. olur diye bağlamıştım. Ancak kamış için, eh.. de olmaz... Zaten kamışlarda esneklik bölümünü okuyanlar ne demek istediğimi anlamışlardır. Olta takımının ucuna takılan, balığın yakalanmasında kullanılan özel şekillerle kıvrılmış küçük metal çengellerdir. Bunlar tek iğneli ve 2 3 4 lü çengelidir.
| | Bir olta iğnesi; uç, dirsek,beden,tırnak ve gözden oluşur. Balık iğneleri, bütün ülkelerde boyutlarına göre numaralandırılmıştır. Ancak firmalara göre bu numaraların farklı olduğu görülüp uluslararası standart geliştirilmiştir. Genellikle 1'den 24 e kadar numaralandırılmış olup bu sistemde numara yükseldikçe iğne küçülmektedir. Diğer taraftan 1'den başlayıp 1/0 . 2/0 şeklinde yapılan numaralanmada ise numara küçüldükçe iğne büyümektedir. |
| Bazı iğnelerin bedenlerinde iki tırnak bulunabilir. Bu tırnaklar iğneye takılan yemin kayarak biraraya toplanmamasını ve en önemlisi yemin ( solucan) sıyrılarak iğneden kurtulmasını önlemektir. | |
Günümüze kadar balık avlamak için çeşitli ipler kullanılmıştır. Teknolojinin gelişimi ile sentetik malzemelerden hazırlanan çeşitli kalınlıklarda misinalar kullanılmaya başlamıştır. Misinada aranan en önemli özellik, inceliğinin yanında ağırlık çekme gücünün fazla olması, esneme payının olması ve gam yapmamasıdır. ( misina makinadan düzgün bir yere boşaltıldığında helezonik şekilde boşalmamalıdır, yani sardığın makinanın yuvasının şeklini almamalıdır.) Misina alırken misinanın sert olmamısına dikkat edin. İp Misina: Son yıllarda yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Oldukca sağlam olup kolay kolay kopmazlar. Turna, Levrek avı için 0.18 - 0.20 - 0.22 idealdir. Yayın ve sazan avı için daha kalınlarını kullanmanız gerekir. İp misinalar makaraya fazla sarılır yada sararken boşluk verilirse, ikinci kez atarken çabuk dolaşır ve düğüm olurlar. Ancak ip misinalarla yeminiz kolay kolay suda kalmaz, verdiğiniz paraya değer.
| | Olta ile olta bedeni arasına konan, bedeninin burululmasını önleyen, paslanmaz metalden yapılmış malzemelerdir. Sağlamlıkları misinanın en az iki misli olmalıdır. Misinanın fırdöndüye bağlandığı bölümde esneme payı sıfır olduğundan kolayca kopabilir bu nedenle misinayı fırdöndüye bağlarken daha dikkatli olmanız gerekir. |
| | | Olta boyunu ayarlayıp yemi belli bir mesafede tutma ve balık yemi ağzıma aldığında karşı güç oluşturmayıp balığı şüphesini kaldırıp aynı zamanda iğnenin ucunda balığın varlığını heber veren suda batmayan bölümdür. Yeme temkinli yaklaşan alabalık için ince uzun (kalem gibi) mantarlar idealdir. Turna,sazan için yumurta büyüklüğüne kadar mantarlar kullanılabilir. Yemin uzağa atılabilmesi için içine su doldurulan plastik küreler yada küçük içi dolu plastik toplar çok işinize yarar. | | |
İskandil (kurşun) : Kurşun-çinko karışımdan yapılmış yemi ileri doğru atıp dibe inmesini sağlayan ağırlıklardır. 10 gr.dan 60 gr. hatta 100 gr.kadar tatlı su avcılığında kullanılırlar. Dipteki ağaç yada taş aralarına sıkışmaması için genellikle füze yada çubuk şeklinde kurşun ağırlık kullanılır. yüzeyler pürüzsüz düzgün olmalıdır.
| | Bir zamanlar bu kurşunlardan, adımı yazıp 10 - 20 - 30 gr lıklarından, kalıp yapıp epeyce dökmüştüm. |
Kıstırma: Daha çok mantarlı oltalarda yemi uzağa atmak için, iğneyle mantar arasına, beden üzerine konulur. Yuvarlak yada düz çubuk halindedirler. 3 gr. dan başlayıp 10-15 gr kadar olanları vardır. deniz avcığında daha ağır kıstırma kurşunlar kulanılır. Misina sıkıştırmak için kurşunun üzerinde boydan boya yarık vardır bu yarığa misina sıkıştırılır.
| | Tatlısu avcılığında, kıstırma kurşunların en büyükleri, küçük bir leblebi büyüklüğünde olup daha küçüğe doğru sıralanır. Kaliteli kıstırma kurşun yumuşak olup sıkıştırdığınız misinayı zedelemez. Kıstırma kurşunlar çeşitli boylarda, kutularda satılır. |
| | Balıklar yakalandıktan sonra kıyıya yada kayığa kadar fazla reaksiyon vermeden suyun içinde gelirler, ancak kıyıda toprakla temas ettiklerinde kurtulmak için çırpınırlar, yada suyun içinden havaya doğru çıkarmak istediğiniz balık birazda ağırsa misina balığı çekmez kopar ve balık kaçar. Özellikle Turna balığı biraz boşluk verdiğinizde yemi hemen ağzından kusar. Buda genellikle kayığın yanına getirdiğinizde olur. | Bütün bu olumsuzlukları yaşamamak için, açılıp uzayabilen tercihen ağ gözleri, büyük kalın misinadan yapılmış aliminyum kepçe edinin. ( küçük ağ gözleri olan ipten yapılmış kepçeden iğneyi çıkarmak, çok zaman alır)
| | Livar:Yakaladığınız balıklar saklayabileceğiniz fazla ağır olmayan katlanabilir, telden yapılmış hafif gereçlerdir. Suda livarda duran balıklar canlı kalıp, balıktan dönene kadar rahatça korursuz. İlk yakaladığınız balıklardan daha ağır bir balık ! yakalarsanız diğerlerini canlı canlı suya salıverirsiniz. Böylelikle sirkülerede uymuş olursunuz. :) |
Benim denedigim GARMİN MARKA " fishfinder100" tatlısu için olanı. Denizlerde kullanılanlar hakkında bilgim yok.
| | Bu cihazlar yatay ve dikey yönde kilohertz seviyesinde ses frekanslarını suya gönderirler. Suyun yoğunluğundan farklı olan cisimlere çarpıp yansıyan bu dalgalar cihaz tarafından algılanıp cisim hakkında bilgi verir. Genellikle sinyalin şiddetine göre kırmızı, sarı tonlarla yansıma yapan cisimler tasniflenir. Hava keseli balık sürüsü, suyun dipi yada ağaç parçacıklarından ayrılıp belirlenir. | Ekranda balık sürüsü diğer cisimlerde göre farklı renk ve şekille görüntü ve ses (bip bip sesi) yardımıyla ayrılır. Bu cihazlar balığın kaç mt. de olduğunu, su sıcaklığını, suyun derinliğini ekranda mt. yada ft. olarak yazar. Üstteki şekilde temel özellikler görülmekte. Ancak şurası unutulmamalıdır ki hiç bir balık bulucu balığın kendiliğinden kayığınıza yada livarınıza girmesini sağlamaz. Hatta sürekli suyun altındaki balıkları bulup bip-bip öten bu cihazlar balık yakalayamadığınızda sizi deli eder. Biz bu cihazdan modeli fishfinder100 olanını denedik balık tutmamıza yaradığını söyleyemem ancak avlandığımız bölgenin derinliğini bu cihaz sayesinde öğrenip çok derinde avlanmaktan kaçtık ayrıca suyun ısısını öğrenip, dipte yatan iri balığa ( yayın olabilir) ekrandan görüp ............................... :) |